“Vakaların doğurduğu İttihad ve Terakki Cemiyetini yine vakalar öldürdü.”
Süleyman Nazif, bu eserinde İttihad ve Terakki Cemiyetini doğuran ve öldüren bu vakaları tahlil ediyor ve onu diriltme çabalarını şiddetle tenkit ediyor. Ona göre I. Dünya Savaşı’nın başlarında gerçek vatanseverler hareketi terk etmiş ve meydan, kendi ikballerinin bekçisi olarak gördükleri İTC’yi vatandan da milletten de üstün gören güruha kalmıştı. İlim, zekâ ve cesaretten yoksun bu kadroların batırdıkları devletin enkazından bir parçası kurtarılabilmişse bu şeref, “yıkılan müessese”ye ait değildi. Onun için İTC’yi Teceddüd adıyla yeniden diriltme çabası, başlangıçtaki samimi hizmetlerinin hatırına -onca günahlarına rağmen- kendilerine unutulma nimetini bahşetmek isteyen milletin tevekkülünü suistimalden başka bir şey değildi.
- Etiket fiyatı
- 305,00
- İlk Basım Tarihi
- Mayıs 2025
- Kitap Adı
- Yıkılan Müessese
- Yazar Adı
- Süleyman Nazif
- Sayfa Sayısı
- 128
- ISBN
- 9786259824406
- Marka
- Kule Kitap
- Kitap Boyutu:
- 135 x 195
- Yayınevi Alt Markası Adı
- Kule Kitap
Süleyman Nazif (1870-1927), Osmanlı'nın son dönemi ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında yaşamış, güçlü kalemini vatan sevgisi ve fikirleriyle birleştirmiş önemli bir edebiyatçı ve düşünürdür. Diyarbakır'da doğan Nazif, iyi bir eğitim alarak Fransızca ve Arapça öğrendi. Memuriyet hayatına adım atsa da asıl tutkusu edebiyattı.
Şiirleri ve özellikle makaleleriyle tanınan Süleyman Nazif, keskin zekası ve hiciv yeteneğiyle dönemin siyasi ve toplumsal olaylarına ışık tuttu. "Kara Bir Gün" adlı yazısı, İstanbul'un işgali sırasında duyduğu derin acıyı ve ulusal direniş ruhunu yansıtarak büyük yankı uyandırdı. Milli Mücadele'ye verdiği destekle tanınan Nazif, cesur duruşuyla da örnek oldu.
Sadece bir yazar değil, aynı zamanda bir gazeteci ve fikir adamı olan Süleyman Nazif, çeşitli dergi ve gazetelerde yazılar kaleme aldı. Eserlerinde genellikle vatan, millet, özgürlük ve adalet gibi temaları işledi. Türk edebiyatına kazandırdığı değerli eserler ve vatansever kimliğiyle Süleyman Nazif, günümüzde de saygıyla anılan önemli bir aydınımızdır.