Kadının şahsiyet sahibi olduğu bir topluma kadının eşya olarak görüldüğü bir toplumun hikâyesini anlatmak, Hebbel’in önündeki en büyük engeldi. Onun büyüklüğü bu engeli ustalıkla aşmasında yatıyor.
Evvela onların ruh dünyasına girmiş ve üç muhteşem portre çıkarmıştır:
Gyges daha ince ve ileri bir medeniyetin çocuğu; Kandaules ise kuvvetli, cesur, gözü pek insanların kralıdır. Karısına karşı işlediği müthiş kusur bile iyi bir maksattan doğmuştur: Rhodope’yi dar harem odalarından çıkarmak, güzelliğini herkese tanıtmak ister; bunu başaramayınca bu hazineyi hiç olmazsa en sevdiği dostuna göstermek ister, bu da kendi felaketine sebep olur.
Rhodope, Yunan kültürü ile Hint kültürünün birbirine karıştığı uzak bir diyardan gelmiştir. Dış dünya hakkında bildikleri, kocasıyla daha çok kendisine arkadaşlık eden cariyelerinin anlattıklarıdır.
Bahtı Gyges’e öyle bir oyun oynar ki en sevdiği iki insanın ölüleri üzerinden, Lydia tacına uzanmaya mecbur kalır. Fakat parmağındaki yüzük, etrafına felaket saçacaktır. Çünkü ancak tanrıların elinde bulunması gereken bir şey, insanların düşüncesiz eline geçmiştir.
- Etiket fiyatı
- 300,00
- İlk Basım Tarihi
- Ocak 2025
- Kitap Adı
- Gyges ve Yüzüğü
- Yazar Adı
- Friedrich Hebbel
- Sayfa Sayısı
- 124
- ISBN
- 9786256086203
- Marka
- Kule Kitap
- Kitap Boyutu:
- 135 x 195
- Yayınevi Alt Markası Adı
- Kule Kitap
1813 yılında Wesselburen’in yoksul bir köşesinde dünyaya gelen Friedrich Hebbel, 19. yüzyıl Alman dram sanatının en sert ve gerçekçi kalemlerinden biri olarak tanınır. Yazarın gençlik yıllarına damgasını vuran derin sefalet ve imkânsızlıklar, eserlerindeki karanlık ve uzlaşmaz trajik dünya görüşünün temelini oluşturmuştur. Tarihsel değişimlerin bireyi kaçınılmaz olarak nasıl ezdiğini irdeleyen Hebbel, "Pantrajizm" adını verdiği felsefi yaklaşımıyla tiyatroya yepyeni bir boyut kazandırmıştır. Ünlü oyuncu Christine Enghaus ile evlenip Viyana’ya yerleşmesi, Maria Magdalena ve Judith gibi modern burjuva tragedyasının ilk örneklerini kaleme alabileceği istikrarlı bir ortama kavuşmasını sağlamıştır. Modern dramın Ibsen’den önceki en önemli öncüsü sayılan bu büyük usta, 1863 yılında arkasında tartışmalarla dolu, sarsıcı bir külliyat bırakarak yaşama veda etmiştir.